Edebiyat

Ruhumuzunda Acı Eşiği Vardır

18 Eylül 2020

Ruhumuzun da acı eşiği vardır…
Acını ne kadar içselleştirsen de, bazılarının acısını ruh kabul edemiyor. Sindiremiyor bir türlü. İnsanın kodlarında olan hata yapmayı kabul etmek istemiyor. Elinde olsa; zaman geriye akıp, başka bir hatayı belki daha kolay affedilebilirdi diyebiliyor insan.
Ruhumuzda kanayabiliyormuş. Öyle hatalar olabiliyormuş ki; hatayı yapan kişi değil, hataya maruz kalan aynaya bakamayabiliyormuş. Öfkesine eş özsaygısını yitirebiliyormuş. Hissizlik yoldaşı olabiliyormuş.
Ruhun acıdığında göz pek yaşarmıyor. Uzakta bir seyirci gibi ruhunun kıvranışını izliyorsun. Çaresizce zamandan medet umuyorsun. Zamanın ilaç oluşuna sığınıyorsun.
Geçmişten belki çok küçüklükten çıkardığımız yanlış derslerden, büyüyünce sınıfta kalıyorsun. Hayat, tek bir yanlış sözü bile kaldırmıyor, hesabını soruyor. Hata yaparak büyümeyi iliklerimize kadar hissettirerek ödetiyor.
Dengesi olmayan her ilişki, her duygu, zarar vermeye mahkumdur. Dünyanın en masum duygusu olan sevgi bile en can yakıcı duygusu olabiliyor. Çok sevdiğinde daha çok canın acıyor. Anlamların hepsini bir kişiye yüklediğinde insanoğlu taşıyamayabiliyor. Seven kişiye en büyük acı nedeni sevgisi olabiliyor..
Hayatın mizah anlayışı bu. Dengeyi koruyamayan her şeyi düzene sokmak istiyor. Düzene girmeyen her ne ise bitmeye mahkum olabiliyor.
Tecrübe dediğimiz, ceplerimize doldurduğumuz can acılarımızdan, hayal kırıklarımızdan, şaşırdığımız, inanmakta zorlandığımız şeylerden ibaret. Tecrübelerin kadar olgunlaşıyorsun. Olgunlaştığın kadar şaşırmıyorsun artık. Hayata karşı olabilirliğin artıyor. Göz çevrende ki kırışıklıklara eş gülümsemende biraz hüzün, biraz burukluk yaşıyorsun.
Aldım ceplerime tüm tecrübelerimi. Hayatıma dolu dolu ceplerle yoluma devam ediyorum. Gülüşünde hüzün saklayanları anlayabiliyorum. Büyüyorum. Ruhumda ki yaralarımla. Büyüyorum….
Nesibe Özkiraz

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply